İdare Hukuku

   

 Büromuz, gerçek ve tüzel kişilerin idare karşısındaki hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik olarak, idari işlem ve eylemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve dava hizmeti sunmaktadır. Bu kapsamda; iptal ve tam yargı davalarının yürütülmesi, bakanlıklar, kamu tüzel kişileri, belediyeler ve diğer idari makamların işlem ve tasarruflarına karşı hukuki yollara başvurulması ile Kamu İhale Kurumu kararlarına karşı açılacak davaların takibi gerçekleştirilmektedir. Bunun yanı sıra, kamulaştırma süreçlerinde uzlaşma görüşmelerine katılım sağlanması ve gerektiğinde dava yoluna başvurulması, idarenin düzenleyici işlemlerine karşı hukuki başvuruların yapılması ve takip edilmesi de faaliyet alanlarımız arasında yer almaktadır. Yabancı ve yerli şirketlerin kuruluş ve faaliyet süreçlerinde kamu makamları nezdinde gerekli izin ve başvuruların yürütülmesi ile bu süreçlerden doğabilecek uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti sunulmakta, tüm süreçler titizlikle takip edilmektedir.

 İdari yargı, idarenin işlem ve eylemlerinin hukuka uygunluğunun denetlendiği, kendine özgü usul ve kuralları bulunan teknik bir hukuk alanıdır. Özellikle dava açma süreleri, başvuru yolları, görev ve yetki kuralları ile idari işlemlerin niteliğine ilişkin değerlendirmeler, hakların korunması bakımından belirleyici olabilmektedir. Bu nedenle, idareyle karşı karşıya kalınan bir uyuşmazlıkta yalnızca hukuki sorunun tespit edilmesi değil, izlenecek hukuki yolun ve başvuru sürecinin de doğru şekilde belirlenmesi gerekir. Sürecin başlangıcında yapılabilecek bir hata veya süresi içerisinde kullanılmayan bir hukuki imkân, ilerleyen aşamalarda telafisi güç hak kayıplarına yol açabileceğinden, idari uyuşmazlıkların mümkün olan en erken aşamadan itibaren bir avukatın hukuki yardımıyla takip edilmesi büyük önem taşımaktadır.