Gayrimenkul ve Kira Hukuku

   

 Büromuz, gayrimenkul ve kira hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve dava hizmeti sunmaktadır. Bu kapsamda; arsa payı karşılığı inşaat, gelir paylaşımlı inşaat, taşınmaz satış vaadi, gayrimenkul alım-satım ve Kamu-Özel İş Birliği (KÖİ) sözleşmelerinin hazırlanması ile Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı süreçlerinin yürütülmesi başta olmak üzere, taşınmazlara ilişkin sözleşme ve hukuki işlemlerde müvekkillere destek sağlanmaktadır. Bunun yanı sıra, şufa (ön alım), vefa (geri alım), iştira (alım), intifa ve irtifak hakları, kamulaştırma, ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu), kat mülkiyeti, tapu kaydındaki yolsuz tescilin düzeltilmesi, müdahalenin men’i, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davaları gibi taşınmaz hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların takibi gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, Tapu ve Kadastro müdürlükleri ile belediyelerin imar uygulamalarından kaynaklanan uyuşmazlıklar, kentsel dönüşüm süreçleri, kira sözleşmelerinin hazırlanması, tahliye ve kira bedelinin tespiti başta olmak üzere kira ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklar ile miras ve aile hukuku bağlantılı gayrimenkul paylaşımı süreçlerinde hukuki danışmanlık ve dava hizmeti sunulmaktadır.

 Gayrimenkul ve kira hukukuna ilişkin işlemler ve uyuşmazlıklar, mülkiyet hakkı ve sözleşme ilişkilerinin yanı sıra tapu kayıtları, imar mevzuatı ve kanunun öngördüğü şekil ve usul şartlarının birlikte değerlendirilmesini gerektiren teknik bir yapıya sahiptir. Özellikle taşınmazlara ilişkin sözleşmelerin hazırlanmasında tarafların hak ve yükümlülüklerinin açık biçimde belirlenmesi, tapu ve kadastro işlemlerinin hukuka uygun şekilde yürütülmesi ve dava süreçlerinde ileri sürülecek taleplerin somut olayın özelliklerine uygun biçimde ortaya konulması, hakların korunması bakımından önem taşımaktadır. Kira ilişkilerinde ise tahliye, kira bedelinin tespiti ve sözleşmeden kaynaklanan diğer uyuşmazlıklarda kanunda öngörülen şartlar ve süreler, tarafların hukuki durumunu doğrudan etkileyebilmektedir. Bu süreçlerde yapılabilecek bir usul hatası, eksik veya hatalı düzenlenen bir sözleşme yahut süresi içerisinde kullanılmayan bir hukuki imkân, mülkiyet, kira ve diğer ayni veya şahsi haklar bakımından telafisi güç sonuçlara yol açabilmektedir. Bu nedenle, gayrimenkul ve kira hukukuna ilişkin işlemlerin ve uyuşmazlıkların somut olayın özellikleri ile ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek, mümkün olan en erken aşamadan itibaren bir avukatın hukuki yardımıyla takip edilmesi, hak ve menfaatlerin etkin biçimde korunması bakımından büyük önem taşımaktadır.